Ağu 24

Milli Parklar Ücret Alımının Kaldırılması

TAB Üst Yazı Bakanlık Olur Yazısı

Ağu 09

Yol Yardımı

Yol Desteği

Ağu 05

Duyuru

Marmaris Yazısı

Tem 11

Söyleşi

Birlik Başkanımız Ziya ŞAHİN’in TAB Başkanı Olarak Hasattürk Gazetesiyle Yaptığı Söyleşi

1/ HAYAT ÖYKÜNÜZ NEDİR ?

Muğla ili Fethiye ilçesindenim. Tarım Teknikeriyim . Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı 2004 yılında kapatılan Fethiye Arıcılık Üretme Istasyonunda Arıcılık Şubesinde teknik elaman ve şube şefi olarak 1977/ 2001 yılları arasında görev yaptım. Çalıştığım kurum Ülkemizin , Bakanlığın ilk suni ana arı üreten kurumu ve şahsımda ülkemizde ilk ana arı üretimini yapan 3/4 kişisinde biri olmanın onurunu yaşıyorum. O yıllardaki birtakım imkansızlıklara rağmen Fethiye Arıcılık Üretme istasyonu ülkemiz arıcılık tarihinde önemli bir misyon yüklenmiş ve başarı ile yerine getirmiştir.

Şahsımında arıcılıktaki tüm bilgi birikimi ve tecrübelerimi Bakanlığımızın bizlere sağladığı imkanlara borçluyum. Bu vesile ile Devletime minnet borcumuzu ifade etmekteyim. Fethiye Arıcılık Üretme istasyonu benim hayatım da çok önemli bir yeri olan okuldun. Bir meslek insanına mesleğinde zevk almasını dolaysıyla MESLEK HAZZINI bana bu kurum tattırdı. Muğla’da Bu gün arıcılığın gelişiminde Fethiye Arıcılık Üretme Istasyonunun emeği olduğunu söylemeden geçemeyiz. Ülke arıcılığında Ana arı üretiminde T.K.V ile Fethiye Arıcılık Üretme İstasyonu çok önemli roller üstlenmiş ve bunu yerine getirmişlerdir.

2001 Yılında emekli olunca , Ülkemizde , illerde Arı Yetiştiricileri Birliklerine kurulması yönünde yönetmelik çıkartıldı. Meslekten gelen biri olarak Muğlada birliğin kuruluşunda görev aldım. Yapılan ilk genel kuruldan itibaren Başkanlık görevini yürütmekteyim. Halen Muğla arıcılığına hizmet etmekteyim.2003 yılında da Merkez Birliğimizin kuruluşunda Rahmetli Bahri Yılmaz ile birlikte görev aldım. Burdan kendisini rahmetle yad ediyoruz. Mekanı cennet olsun. 3 Dönem Rahmetli Başkan ile birlikte T.A.B Yönetim kurulunda birlikte görev yaptık. 2016 Mayıs ayından itibaren Yönetim kurulu arkadaşlarımızın teveccühü ile T.A.B Başkanlığını yürütmekteyim.

2/ BU MESLEĞİ NEDEN SEÇTİNİZ ?

Bu mesleği seçmemin pek çok nedenleri var. Her şeyden önce Muğlalılar için arıcılık ata mesleğidir. Benimde öyle oldu. Rahmetli dedemin evimizin bahçesindeki Kütük kovanlarında sevdamız başladı. Akabinde Ziraat Okulunun arıcılık dersleri en fazla ilgimi çeken ders oldu ve sonrasındada meslek hayatımın baharı sayılabileceği genç yaşta Fethiye Arıcılık Üretme Istasyonuna atanmam oldu . İçimdeki sevda o zaman depreşti. Hayatım da farklı bir yörüngeye doğru gitti. Hep en iyisin yapmayı hedef seçtim.Arıcılık benim için çocukluğumdan bu yana vazgeçilmez bir tutkuydun . Çocukluğumdan bu yana hep sevdiğim meslek olan arıcılığı yapmak istedim. Bu fırsat karşıma çıktı . Çok sevdiğim bu mesleği yaptım. Fırsatları en iyi şekilde değerlendirdim. Her insan sevdiği şeyi yapmalıdır. Özellikle gençlere bu yönde fırsat verilmelidir.

3/ MESLEK HAYATINDA BU GÜNE KADAR NELER YAPTINIZ?

Tabii ki çok güzel bir soru, her meslek insanının veya yöneticinin, kendine sorması gereken en temel soru budur. Ben bu soruyu iki yönü ile kendime bulunduğum kuruluş temsilcisi olarak üretici arkadaşlarımızın bir sorusu olarakta ele almak istiyorum.

Kamuda çalıştığım 1974/2001 yılları arasında temsilinde mensubu olmaktan son derece onur duyduğum Gıda Tarım ve Hayvancılık Balkanlığı Fethiye Arıcılık Üretme Istasyonunda benim için bir okul gibiydin ve orada ülkenin en doğru ve o yıllardaki tüm imkansızlıklara rağmen ülkemize Ana ArıÜretiminin temelleri atılmış ve o temeli oluşturan 2/3 teknik elamandan biri olmanın gururunu yaşıyorum.

Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı olarak; günü birlik İşlerden ziyade geleceğe miras bıraka bileceğimiz ve arıcılığımızın temel sorunlarına çözüm olacak projeler üzerinde durduk ve gerçekleştirdik. Bu süreçte birlikte görev yaptığım tüm yönetim kurulu arkadaşlarıma şükranlarımı arz ederim.

1/ 2004/2005 Yıllarında eğitime verdiğimiz önem çerçevesinde AB den Eğitim ve Takip esasına dayanan çok amaçlı bir proje yürüttük. Arı Sütü ve Ana Arı. Üreten genç üreticiler oluşturduk. Uzman Veteriner, Gıda Mühendisleri ve Ziraat Mühendislerine ihtisas eğitimi verdirdik ve sahaya gönderdik. Arıcılarımızı kalite ve hijyen konusunda eğittik ve takip ettik. Bu proje gibi projelere devamlı destekler olsada eğitim konusunu sahaya tamamen yansıta bilsek.

2/ Ülkemizin ilk ve kalıcı Arıcılık Müzesini kurduk. Ülke arıcılık kültürümüzü yansıtıyoruz. Unutulmaya yüz tutmuş arıcılık geleneklerimiz bu müzede canlandırılmaktadır.

3/ Muğla ülke çam balı üretiminin merkezidir. Ülkemiz arıcısının yarısı bu alanlarda üretim yapmaktadırlar. Ülke bal ticaretimizde çam balına dayalıdır. Çam balı üretimi ülkesel olarak çok önemli olmasına rağmen maalesef üretim alanlarındaki sorunlar çözülememiştir. Çam Balı Üretim alanlarının sorunlarının çözümü ve sürdürebilirliğin sağlanması başlıklı proje Isparta Orman Fakültesi ve Orman Genel Müdürlüğü ile yürütülmüştür. Çam balı üretim alanları planlara girmiştir. Kızıl Çamın ekonomik ömrü 150 yıla çıkartılmıştır. Çam Balı üretim alanlarındaki bakım veya tensiller belirli bir proğrama bağlanmıştır. Her şeyden önce bu proje orman halk münasebeti çok olumlu yönde ivme kazandırılmış tarihimizde olmadığı kadar orman teşkilatı kapılarını arıcılarımıza açmıştır. Başta Sayın Orman ve Su İşleri Bakanımız olmak üzere katkı veren herkese teşekkür ediyorum.

4/ Ülke çam balının kimliği ortaya konularak, ülke çam balı üreticisinin en temel üretim ve satış problemi çözülecektir. Bu projede devam etmektedir. 2017 Yılında bu Proje bittiğinde Türk Çam Balının kimliği oluşmuş olacaktır. Arıcımızın çam balı konusundaki tüm engeller ortadan kallacak ve ihracattada bizim kriterlerimiz söz konusu olacaktır.

5/ Muğla arıcısını arkasına bakmadan güvenle ileriye odaklanması ve biyolojik kirlenmelerden korumak amacı ile MUĞLA ARISININ ISLAHI YAPILMIŞTIR. Islah merkezi kurulmuştur. Aynı zaman da bu merkezde uygulamalı eğitimlerinde verilebileceği alt yapı oluşturulmuştur.

Muğla arıcısının üretime yönelik olarak , üretim alanlarının genişletilmesi ve rahat bir üretimin yapılacağı yerleşim alanları sorunu bulunmaktadır. Bu konunun dışındaki problemler çözülmüştür. Ancak pazarlama problemleri dün olduğu gibi bu günde yerinde durmaktadır. Ortalama yılda 15/20 bin ton bal üretilen bir ilde pazarlama problemlerinin çözümüde kendiliğinden çözülmesi mümkün değildir. Bu konuda 2005 yılında arıcının şirketini kurduk arıcılarımız sahip çıkmadı. Ticaret Borsamı tarafından Bal Borsası kuruldu üreticilerimiz sahip çıkmadı dolaysıyla ballarının borsada satışı için destek vermedi. Çözüm üretici odaklı . Birazda üretici kardeşlerimiz kendilerinde sorumlulukların olduğunu bilmeleri gerekmektedir.

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği çatısı altında;

Dünya arıcılığında arıcıların arılı kovanlarının kayıt altına alınmasını Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği gerçekleştirmiştir. Dünya ülkelerine bir model olmuştur. Balımızında kayıt altına alınması için her türlü alt yapımız mevcuttur. Bakanlığımız talimatlandırdığı zaman bir hafta içinde uygulamaya geçeriz.

Ülkemiz arıcısını bir asır sonra dünya ile buluşturmaktayız. Apimondia kongresi 120 yıl aradan sonra ülkemizde yapılacaktır. ( Apimondia Kongresinin ülkemize kazandırlması hususunda rahmetli Genel Başkan Bahri Yılmazın çok emekleri geçmiştir. Buradan kendisini bir kez daha rahmetle yad ediyorum) Apimondia 2017 İstanbul. Türk Arıcısının bir asır sonra Dünya ile buluşması demektir. Tarım ve Hayvancılık sektörüne bakıldığı zaman bu tür organizasyonları ülkemizde yapamadığımızı görmekteyiz. Dünyanın en prestijli beş organizasyonundan biri olan DÜNYA ARICILIK KONGRESİ ” APİMONDİA 2017″ İstanbulda yapılacak olmasının hazzını Tarım ve Hayvancılık sektörü olarak hep birlikte yaşamalı ve hep birlikte güc vermeliyiz. Çünkü dünya Tarım ve Hayvancılık sektörünün gözü ülkemizin üzerinde olacaktır. Bu anlamda gerek Gıda/Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının gerek ilgili sektörlerin gerekse üniversiteleri ilgili bölümlerinin bu kongreye sahiplenmelerinin ülkemiz adına çok önemli olduğunu belirtmeliyim. Çünkü bu kongreler 100 ülke den 13/15 bin kişinin katılımı ile gerçekleşmektedir. Farkındalığımızı ve farklılığımız TAB Birlikte olduğumuz 10 yılda dünyaya gösterdiği için 115 yıl yapamadığımız Dünya Arıcılık Kongresinin Türk arıcısı ile buluşturulmasını gerçekleştirmiştir. Bunun devamınıda ülkemdeki tüm arıcılardan,tarım ve hayvancılık sektöründen, kamudan ve bilim insanlarından beklemekte hakkimız olduğunu düşünmekteyim.

Ülkesel ıslah projelerimiz hazır 2017 yılında bölge arılarımızın korunması ve ıslahına Bakanlığımız ve il birliklerimizle birlikte uygulamaya başlanacaktır. Ön çalışmaları yapılmıştır.

Ülke Çam Balında gösterdiğimiz sorumluluğu diğer bölgelerimizdeki ballarda da göstermekteyiz. Kestane Balı, Ay Çiçeği Balı, Geven Balı ,Narenciye Balı ve Hayıt balının kimlikleri oluşturulmasında da göstermekteyiz. Ülke bal ticaretine konu olan bu ballarımımızın da kimlikleri oluşturularak kodeks değerleri belirlenecektir. İnşallah üç yıl gibi kısa zamanda yaptığımız projelerde gelecek kuşaklarımızın önünü açacak ve onlara yol gösterecek projeler olacaktır. Bu güne kadar bir takım bilimsel çalışmalar yapılmıştır. Ancak, sahaya yansımamıştır. Sahada arıcılarımıza ve ülkemiz bal ticaretinde velhasıl balımızın kimliğinde kullanamıyor isek, ülkemde üretilen şu balımızın değerleri budur diyememişsek, demek oluyorki bizim çalışmalarımızda bir takım eksiklikler var. Bu eksiklikler üzerine giderek sahanın kullanacağı hale getireceğiz. Arıcımıza yansımayan hiç bir projenin içinde olmayız.

Ülke arıcısının en temel problemlerinde bir tanesi pazarlamadır. Bu konu birliklerimizin ve bizim başımızı ağrıtıyor. Markette 35 tl olan bal üreticiden 7/8 tl ye alınmamalıdır biz bunun acısını yaşıyoruz. Mesafe almak umudu ile TAB . A.Ş . kurduk . Birliklerimizin ekonomik gücü olmadığı için hisse alarak şirketi var edemedik. Her şeyin anahtarı Sermaye . O da üreticide yok. Kısır döngü yaşanıyor ve yaşanacak sanırım.

4/ İYİ BİR ARICI TANIMI

İyi bir arıcı algısı her kişiye göre değişmekle beraber , 45 yılını bu mesleğe vermiş biri olarak, İyi bir arıcı; her şeyden önce geçmişten dersler alarak geleceğini iyi proğramlamalıdır. Çok iyi araştırıcı olmalıdır. Dünya arıcılığını çok iyi takip etmelidir. Yaptığı işden zevk almalıdır. Arıcılığını bir işletme olarak görmeli ve İşletmesinin ekonomisin iyi hesaplamalıdır. İşletmenin başarıya ulaşması için arılığında her türlü arı ürünlerinin üretimini yapmalıdır. Böylece işletmesinin gelir ve gider dengelerini iyi kurmalıdır. İyi bir arıcı köyünün en yaşlı arıcısının , şehrin ileri gelen arıcının veya arılığına gelen birilerinin tavsiyesini bırakıp. Araştırmacıların veya dünyadaki gelişmeleri takip ederek işletmesine yön vermeli ve bol bol mesleği ile ilgili konularda kitap,dergi ve gazeteleri okuyarak kendine yön vermelidir. Arıcılık arıyı yönetme sanatıdır. İyi bir arıcı da işletmesini iyi yönetmeli. Balı pahalı satarsa kendi başarısı. Ucuz satarsa birliklerin hiç ilgilenmediğini söyleyerek hiç bir yere varılamayacağını bilmesi gerekmektedir.

5/ SEKTÖRÜN GELECEGİNİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ ?

Bu sorunun muhatabı konu ile ilgili Bakanlıklardır. Diğer bir deyişle sektörün dünya lideri olması için var olan doğal kaynaklarımızı kullandırılması ve daha ileriye götürülmesi karar vericilerin iradesindedir. Dünyada arıcılıkta orta sırada bulunan ülkelerin arıcılık sektörü için yaptıklarının yarısını bizler yaparsak ve uygularsak dünyada hak ettiğimiz yeri alırız. Hak ettiğimiz yer dünya liderliği. Dünyanın en fazla bal satan ülkesi olmalıyız.Çünkü bunun için her türlü doğal alt yapımız mevcut. . Verimlikle ilgili anahtarın ilk halkası kamuda ikinci halkası arıcılarımızda bu iki halkada bir biriyle bağlantılıdır. Sektörün geleceği ile ilgili olarak ikinci temel konu birliklerin idari işlevi ile ilgilidir. Bu günkü şartlarda birlikler kendi imkanları ve mevcut ana sözleşme şartlarında daha iyiyi yapma gayreti içindedir. Sektörü daha ileriye götürmek adına bir takım yapısal değişikliklere ihtiyaç vardır. Birlikler şu anda yetkisiz çalışıyor. Birlikler yetkilendirilmeden sektörün geleceğini olumlu yönde ifade etmek mümkün değildir. Mevcut hali ile sektörün hali hiç umut verici olmamakla beraber , Türkiye arıcılığının geleceği tüm paydaşların katılımı ile ciddi bir platformda tartışılıp ve alınan kararlar uygulamaya hemen geçilir ise geleceğe umutla bakabiliriz. Çünkü arıcı tarafı bu konuda hazır kıta bekliyor. KAMUNUN KARAR VERMESİ GEREKMEKTEDİR.

6/ SEKTÖRÜNÜZ YÖNÜ İLE DÜNYADAKİ GELİŞMELERİ NASIL DEĞERLENDİRİYORSUNUZ?

Ülke arıcılığımız 15 yıl öncesinde kapalı bir kutuydun. Birliklerimizin kuruluş mazisine baktığımızda 2002 yılını görmekteyiz. 2002 yılından bu yana Dünya arıcılığını tanıma fırsatımız oldu. Biz diğer ülkeleri gözümüzde hep büyüttük. Biz arıcılıkta onlarda. Büyük ve farklılıklarımız var. Biyolojik zenginiliğimiz. Ballı floral zenginliğimiz, bal çeşitliliğimiz ve bal ormanlarımız farklılığımız ve üstünlüğümüzdür. Ancak, devletlerin arıcılar için yaptıkları farklılıklar var. Gıda güvenliği, tüm mera alanlarında arıcıların faydalanmasın arz edilmiş. Onlarda Kilometre kareye ortalama 1/2 arı düşerken bizde 8 arı kovanı düşmektedir. Onlarda arıcılığı çok ciddi bir meslek haline getirmişler her işi olmayanı arıcılık yapmaya teşvik etmemişlerdir. Arıcılık yapacak kişiler ciddi bir eğtimden geçirmişler ve sorumluluk yüklemişlerdir. Üretici birliklerine ulusal marketlerde raf tahsisi zorunluluğu getirmişlerdir. Aynı zamanda kodekse uygun üretim yapmayan üreticileride üretimden men etmektedirler. Onları bizden farklı kılan sadece iyi bir planlama yapmaları gerçekten arıcılığ meslek edinen kişiler her türlü imkanı sağlamaları ve gıda güvenliliği bizden farklılıklarıdır. Biz bu denli zenginliğimizin farkında olamadık. Bu gidişlede olamayacağımız ufukta görülmektedir. Halbuki iyi bir planlama ile arıcılıkta bal ihracatında dünyanın en önde gelen ülkesi oluruz.

7/ SEKTÖRDEKİ HATALAR NELERDİR ?

Herşeyden önce planlama yok. En temel sorun plansızlık. Gıda güvenliliği adına iyi niyetli çalışma olmasına rağmen, tesbitler yanlış.öncelikli olarak tesbiti yanlış korsanız doğruyu bulamazsınız. Ülkemiz arıcılığının gıda güvenliliği. Adına en temel problemlerinden biri doğruyu tesbit edemememizdir. Herkesin kendi doğruları var. Halbuki doğru birdir. ( balı arı üretir. Sağlıklı arı yetiştirmezseniz, sağlılı girdi kullanmazsanız ve doğal çevre oluşturmazsanız siz ne yaparsanız yapınız siz doğru kalıntısız bal üretemezsiniz. Ondan sonra üreteni suçlarsınız. Önce kullanılan arıcılık girdilerinin kodeksinin olması, hijyen şartlarda üretilmesi gerekmektedir. sağlıklı arı yetiştirme adına kullanılan ilaç ve destekleme ürünlerine bakalım hangisi arı sağlığına uygun kalıntısız. 30 yıldır üretilen arı ilaçları var. Etiketsiz ve ruhsatsız arı ilaçları var … Arı beslemede kullanılan şeker ve kek türevi ürünlere baktığımızda da hiçbirinin kuralı yok . Glikoz almış başını gidiyor. Glikozun sınırı yok . Dur diyende yok. Biz hangi doğallıktan söz edeceğiz ki, arıların direncini düşürdük. Bunları kendi elimizle yaptık. Ondan sonra da ipin ucunu kaçırdık. Düzeltmek için cezaları arttırıyoruz. Cezaların arttırılması çözüm olmayacaktır. Sahtekarlar için bu cezalar caydırıcı olmaz. Mevcut bu şartlar altında doğru bal üretmek için her türlü fedakarlığa yapan, tüm olusuzluklara direnç göstermeye çalışan üreticiler ile sahtekarları aynı sahada mücadele ettirmek en temel yanlışlarımızdır diyoruz. SABIRTAŞI OLSA ÇATLAR. sektörü bu glikoz hatasından döndürülmesi ülke arıcılığımızın hayrına olacaktır. Aksi durumlarda arıcılık ta ülkemizin pamuk, tütün gibi unutulunan sektörleri haline gelir. Ancak bunun bedelin ülke tarımı çok ağır öder.

8/ YENİ BAŞLAYAN ARI ÜRETİCİSİ NELERE DİKKAT ETMELİDİR?

Her şeyden önce arıcılığın bir meslek olduğunu Arıcılığın arıyı yönetme sanatı olduğunu bunun içinde bir arı yöneticisi olarakta bu meslek kolunu çok iyi öğrenmelerini . Çok iyi araştırıcı olmalarını . Arıcılıkta yapacakları her faaliyeti iki ez düşünmelerini bu mesleği sevmelerini salık veririm. Bu mesleği sevmezseniz , çok iyi araştırıcı olmazsanız bu mesleği icra etmede zorluklar yaşarsınız diyorum. Arıcılık hiç bir zaman ek iş kolu olmamalıdır. Arıcılığı yapacak olan genç kardeşlerim asıl meslek olarak yapmaları ve arının insanoğluna bahşettiği her ürününü üretmelerini salık veririm. İşletmelerinde yıllık planlamalar yapmalarını tavsiye ederim. Plansız ve proğramsız yapılan arıcılıkta fayda bekleyemezsiniz. Ülke arıcılığımızdaki işletmelerin kar edememesinin ve arıcılarımızın büüyük bir kısmının en temel sorunlarının Bal Fiyatları olmasının yeğane sebebi; arıcılığımızı ebeveynlerden gördüğümüz gibi. Yapmamızdır. Atalarımızda neleri ve nasıl öğrenmişsek onlarla yetiniyoruz. Araştırmaya ve yeni şeyleri arılığımıza katmaya hiç açık olmamamız, bizim kaybettiklerimizdir. Bu noktadan hareketle en temel eksikliğimiz, mesleki eğitimli bireyler yetiştiremiyoruz. İşsiz bir gence iş bulmak için onu arıcılığa teşvik ediyoruz. Ancak, bireyleri arıcılığa teşvik etmezden önce arıcılığı sevdirmeli arıcılığın bir meslek olduğu olgusundan yola çıkarak önce onu arı ustası yaparak ondan sonra bu meslekte yol almasını sağlamalıyız. En temel yanlışımız budur. Mesleğin gereklerini öğretmeden, dağıtılan arılar veya verilen krediler amacına ulaşmadan heba olmaktadır.

TEMENİLERİNİZ NELERDİR?

1/ Bölgesel arı ıslahını yapmış, koruma alanlarında bölgesel ıslah merkezlerini kurmuş ve üreticisine damızlıklarını servis eden Türkiye arıcılığı.

2/ Üretimini yaptığı balların kimliklerini çıkarmış ürettiği tüm ürünlerin kodeksini oluşturmuş ve gıda güvenliğini üretimden tüketimine kadar önemseyen bir Türkiye arıcılığı.

3/ Ballı bitkiler konusunda üreticisine çok seçenek sunan ve verimliliği temel ilke olarak alabilme adına kilometre kareye hiç olmazsa 2/3 arının konaklayacağı geniş seçeneği olan bir ülke arıcılığı.

4/ üreticilerin gıda güvenliğini ön plana tuttuğu ve üreticisinin alınteri kurumadan emeğinin karşılığını aldığı, sermaye sınıfının sömürmediği bir ülke arıcılığı temennisi ile.

May 02

Güncel

BAHRİ YILMAZ ÖZGEÇMİŞ

15.04.1954 yılında Ordu’nun Gölköy ilçesinde doğan Bahri YILMAZ, Türkiye’de kara kovandan fenni arıcılığa geçişin mimarı, seyyar arıcılığın kurucusu, Ordulu Dursun YILMAZ’ın oğludur. Arıcı bir ailenin 12 çocuğundan biri olup evli ve 2 çocuk babasıdır.

İlkokulu Ordu Gürgentepe Tepeköy’de, ortaokul ve liseyi Mersin Tevfik Sırrı Gür Lisesinde okumuştur. 1971 yılında girdiği Atatürk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Genel Zirai Bilgiler bölümünden, 1977 yılında Ziraat Yüksek Mühendisi olarak mezun olmuştur. 11 yaşından itibaren de babasıyla aile işletmesinde gezginci arıcılık faaliyetlerini sürdürmüştür.

Mezun olduktan sonra 28 yıl Türkiye Kalkınma Vakfı’nda Arıcılık Uzmanı, Proje Yöneticiliği, Proje Müdürlüğü, Üretim Müdürlüğü ve İşletme Müdürlüğü görevlerini yapmıştır.

Ordu’nun başı çektiği 7 tane İl Arı Yetiştiricileri Birliğinin kurulmasına ön ayak olmuş ve ardından 06.06.2003 yılında Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’ni 16 arkadaşıyla birlikte kurarak Yönetim Kurulu Başkanlığını yapmıştır. 2005-2008 yılları arasında yaşanan kısa bir kesintinin ardından 2008 yılında yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilmiş ve günümüze kadar da Başkanlık görevini başarıyla devam ettirmiştir. Başkanlık yaptığı dönemlerde Türkiye’nin 81 ilinde çeşitli seminerler, arıcılık toplantıları ve eğitimler düzenlemiştir. Kazanmış olduğu bilgi birikimini her zaman ülkesine hizmet etmek için kullanan Bahri YILMAZ eğitime her şeyden çok önem vermiştir. Teknik Arıcılık Dergisi’nde 40 makalesi yayınlanmış, Dünya Arıcılık Kongrelerinde pek çok kez sunumlar yapmıştır, Türkiye’deki ilk Milli Arıcılık Kongreleri’nin, Uluslararası Arıcılık Kongreleri’nin ve Bal Sempozyumları’nın organizasyonunu gerçekleştirmiş, çeşitli üniversitelerde birçok araştırmaya katılmış ve destek vermiştir.

Türkiye’nin dünyanın ikinci büyük arıcı ülkesi olmasında büyük katkıları bulunan Bahri YILMAZ ulusal aktivitelerinin yanı sıra uluslararası alanda da ülkesini her zaman en iyi şekilde temsil etmiştir. 2017 yılında İstanbul’da yapılacak olan 45. Dünya Arıcılık Kongresi’nin Türkiye’ye kazandırılmasında Bahri YILMAZ ve çalışma arkadaşlarının yoğun emeği bulunmaktadır. 45. Dünya Arıcılık Kongresi’nin Dönem Başkanlığı görevini üstlenen Bahri YILMAZ 16.04.2016 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu maalesef aramızdan ayrılmıştır.